GÜLCEMAAT DİYARINA HOŞGELDİNİZ
   
  Yeni islami Portaliniz
  CAHİLLERİ KENDİLERİNE LİDER EDİNENLER.
 

  CAHİLLERİ KENDİLERİNE LİDER EDİNENLER.
 

İnsanlar bir kısım cahilleri kendilerine lider edinirler

 

   Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

   Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim:

   "Allah Teâlâ ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, fakat âlimleri öldürüp ortadan kaldırmak suretiyle alır. Neticede ortada hiçbir âlim bırakmaz. İnsanlar bir kısım cahilleri kendilerine lider edinirler. Onlara birtakım meseleler sorulur; onlar da bilmedikleri hâlde fetva verirler. Neticede hem kendileri sapıklığa düşer hem de insanları saptırırlar." 

 
           Buhârî, İlim 34; Müslim, İlim 13. Ayrıca bk. Buhârî, İ'tisâm 7; Tirmizî, İlim 5; İbni Mâce, Mukaddime 8 


   Açıklamalar

   Hadisimizde kastedilen ilmin Kur'an ve sünnet ilmi olduğu açıktır. Hadisin mahiyet ve muhtevası bunu gayet sarih bir şekilde ortaya koymaktadır. Hadis şârihleri, ilmin yok olması, âlimlerin ortadan kalkması ve bilgisizliğin yayılıp cahillerin toplumların başına lider olması ahir zamanda, kıyamete yakın dönemde olacaktır derler. Buna karşılık Kâdî İyâz: "Bu hâl ve vaziyet, kesinlikle doğruyu haber veren Resul-i Ekrem Efendimiz'in söylediği gibi zamanımızda ortaya çıkmıştır." demektedir. Bedreddîn el-Aynî, o kadar çok ulema, fukaha ve büyük muhaddislerin bulunduğu bir zamanda yaşayan Kâdî İyâz'ın böyle söylemesine şaşar. Çünkü kendi zamanında İslam diyarları önceki asırlara kıyasla fakih ve muhaddislerden mahrum durumdadır; birtakım cahiller de fetva makamındadır. O, bütün bunları söz konusu ederek ne diyeceğini bilemediğini söyler. Onlara gıpta eden, görüş ve düşüncelerini günümüze aktarmaktan bile âciz olan bizlerin bu günkü hâlimize ne diyeceğimizi de biz düşünmeliyiz. Gerçekten günümüzde dinî ilimler alanı, o dönemlerle kıyas edilemeyecek derecede bir adam kıtlığı (kaht-ı ricâl) içindedir. Bu gün, ortaya çıkan bir çok yeni meselenin çaresi ve çözümü, geçmişte gerçekleşmiş benzer birtakım meselelere kıyas edilerek halledilmeye çalışılmaktadır. İlme yeni katkılar sağlayan ve günlük problemlere çareler üretebilen insanların sayısı sadece ülkemizde değil, İslam dünyasında bile neredeyse parmakla sayılacak kadar azalmıştır. Özellikle aklına estiği gibi fetva verenler, dinî ve ilmî kaygı taşımayanlar da çoğalmıştır. Ancak bütün bu olup bitenler bizleri ümitsizliğe değil, dinî gayrete ve ilim seferberliğine sevketmelidir. Türkiye, yüzlerce İmam-Hatip Lisesi, Kur'an kursu ve onlarca ilahiyat fakültesi ile diğer İslam ülkeleri arasında çok seçkin bir yere sahiptir. Bu yönelişler ve samimi gayretler elbette bir gün meyvelerini verecektir. 

   Kur'an, sünnet ve icma gibi şer'î bir asla dayanmayan şahsi ve indi görüşler İslam adına ictihad ve fetva olarak takdim edilemez. Şer'î açıdan itibar edilen kıyas İslam nazarında muteber ve geçerli bir yoldur. İslam hukukunun dört aslından dördüncüsüdür. Kur'an-ı Kerim'in şu ayeti bunun delilidir: "Ey görmek ve anlamak gücüne sahip olanlar! Olan olaylardan ibret alınız; (Görülmeyen olayları görülenlere kıyas ediniz!)"
[Haşr sûresi (59), 2]. Kur'an, sünnet ve icmaya dayanan rey yani isabetli görüşler ise ictihad sayılır ve İslam nazarında makbul olan, övülen rey budur. Hiçbir ilmî vukufa dayanmayan kıyas ve ictihadlar ise kötü karşılanır ve makbul sayılmaz. "Hiçbir surette bilmediğin şeyi söyleme!" [İsrâ sûresi (16), 37] ayeti bu çeşit kıyas ve ictihadlar yapmanın caiz olmadığına delalet eder. Böyle yapanlar hem kendileri dalalete düşerler hem de insanları dalalete, sapıklığa sevk etmiş olurlar. Günümüzde özellikle sözlü ve yazılı basındaki, din âlimi olma vasfı taşımayan, buna rağmen din adına hükümler verenlerin birtakım görüş ve düşünceleri bu açıdan son derece ibret vericidir. 

   Hadisten Öğrendiklerimiz

   1. İlim hafızalardan silinmek suretiyle değil, âlimlerin ortadan kalkmasıyla yok olacaktır. 

   2. Âlimler yeryüzündeki insanların en emin olanları, hayır ve faziletin timsalleridir. 

   3. Âlimleri faziletli kılan, sahip oldukları ilimdir. 

   4. Müslüman toplumların görevi, ilme ve âlime değer vermek ve ulemanın sayısının artması için gayret etmektir. 

   5. İlimsiz ve bilgisiz olarak din konusunda konuşmaktan ve fikir beyan etmekten son derece sakınmak gerekir. 

   6. Âlim olmayan kişilerin toplumların başına geçip onları yönlendirmesi sapıklığa yol açar. 

   7. Kıyas ve ictihad dinin iki önemli unsuru olup ehil olmayanlara bırakılamaz. 

 
  Bugün 7 ziyaretçi (62 klik) kişi burdaydı! gullerinefendisi1.tr.gg  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=